Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Ana sayfa
Forumlar
İSLAMİ PAYLAŞIMLAR
Sahabe,Tabiin ve Evliyalar
İslam Büyükleri/Allah Dostları
Hz. Muhammed: Tebrizli Ebu Cemal
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Serdar Yıldırım" data-source="post: 111735" data-attributes="member: 2858"><p>HZ. MUHAMMED: TEBRİZLİ EBU CEMAL</p><p>Hz. Muhammed ( s.a.v ) ile yapılan fikir tartışmalarında, O’nu alt edemeyeceklerini anlayan Mekkeli müşrikler, bolca altın vererek, Orta doğunun en büyük şair ve ediplerinden Ebu Cemal’i Tebriz’den getirtirler. Mekke meydanında halk toplanır. Ebu Cemal oldukça hırslıdır ve doğaçlama dörtlüklerle, Hz. Muhammed’i çaresiz bırakıp, O’nu Mekkeli müşriklerin ve Müslümanların gözünde küçük düşürmeye kararlıdır.</p><p></p><p>Ebu Cemal, şarap kadehini masanın üstüne bırakır ve ayağa kalkar:</p><p>“ Ey Muhammed gelsene</p><p>Sen de şarap içsene</p><p>Gününü gün etsene</p><p>Kızlarla eğlensene. “</p><p></p><p>Bunun üzerine Hz. Muhammed karşılık verir:</p><p>“ Ben Muhammed gelemem</p><p>Hayır, şarap içemem</p><p>Günümü gün edemem</p><p>Kızlarla eğlenemem. “</p><p></p><p>Ebu Cemal:</p><p>“ Gel Muhammed, koş da gel</p><p>Bol bol şarap içiver</p><p>Gününü gün ediver</p><p>Kızlarla eğleniver. “</p><p></p><p>Hz. Muhammed:</p><p>“ Boş boş konuşmayalım</p><p>Bel bel bakınmayalım</p><p>Susalım düşünelim</p><p>Allah’ı zikredelim. “</p><p></p><p>Ebu Cemal:</p><p>“ Bu Allah nerededir?</p><p>Bize faydası nedir?</p><p>O’nun tayfası kimdir?</p><p>Allah, nelere kadir? “</p><p></p><p>Hz. Muhammed:</p><p>“ Cebrail ve Azrail</p><p>Mikail ve İsrafil</p><p>Cennette milyon melek</p><p>Ondan emir beklerler”</p><p></p><p>“ Allah şimdi buradadır</p><p>Bizim yanımızdadır</p><p>Şah damarımızdadır</p><p>Belki ondan yakındır.”</p><p></p><p>“ Allah ismi özeldir</p><p>Görünüşü güzeldir</p><p>Sesi pek çok güzeldir</p><p>Varoluşu ezeldir. “</p><p></p><p>Hz. Muhammed, dörtlükleri birbiri peşi sıra inci gibi dizdikçe, karşılık vermekte zorlanan Ebu Cemal’e ani bir titreme geldi.</p><p>Hz. Muhammed:</p><p>“ Ebu Cemal sen kimsin?</p><p>Neden duyulmaz sesin?</p><p>Nedir benimle derdin?</p><p>Postu ateşe serdin. “</p><p></p><p>“ Sayma bunu felaket</p><p>Yok, üstüne saadet</p><p>Kelime-i şahadet</p><p>Getir ve Müslüman ol. “</p><p></p><p>Ebu Cemal, Hz. Muhammed’in söylediklerini tekrarlayıp, Kelime-i Şahadet getirince, titremesi durdu ve kalbi sükûn buldu.</p><p>Tebriz’e döndüğünde, yakın dostlarına, arkadaşlarına olanları anlattı ve sonucu kayıp değil, kazanç saydı. Maddi yönden hiçbir kazancı olmamıştı, çünkü aldığı altınları Mekkeli müşriklere geri vermişti. Ebu Cemal’in kazancı manevi yöndendi. Ebu Cemal bir aya yakın bir süre Hz. Muhammed’in misafiri olmuş, O büyük insanı ve diğer Müslümanları yakından tanımak olanağını bulmuştu. </p><p>Bu zaman süresince, Hz, Muhammed’in sohbetlerinde bulunmuş ve O’nun güzel sesine ve billur anlatımına hayran kalmıştı. Ara sıra, üçer beşer sohbetlere gelen Mekkeli müşriklerin edebe aykırı sorularına cevap verirken, kesinlikle kızmıyor, onları gönülden dinliyor, ölçülü biçimde cevap verirken bile, öğretmeyi amaçlıyordu. Hz, Muhammed’in söylediklerine kızıp sohbeti terk eden Mekkeli müşrik, birkaç gün sonra sohbete geldiğinde bakışı, duruşu, oturuşu değişmiş, bambaşka bir hal almış oluyordu. O Mekkeli müşrik, artık bir Müslüman adayıydı. Hz. Muhammed, onu tekrar sohbetinde görünce hal-hatır sorar, havadan sudan olaylardan bahseder ve konuyu maneviyata getirirdi. O Mekkelinin, Hz. Muhammed’in sevgisine, ilgisine kavuşup Müslüman olması an meselesiydi.</p><p></p><p>SON</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Serdar Yıldırım, post: 111735, member: 2858"] HZ. MUHAMMED: TEBRİZLİ EBU CEMAL Hz. Muhammed ( s.a.v ) ile yapılan fikir tartışmalarında, O’nu alt edemeyeceklerini anlayan Mekkeli müşrikler, bolca altın vererek, Orta doğunun en büyük şair ve ediplerinden Ebu Cemal’i Tebriz’den getirtirler. Mekke meydanında halk toplanır. Ebu Cemal oldukça hırslıdır ve doğaçlama dörtlüklerle, Hz. Muhammed’i çaresiz bırakıp, O’nu Mekkeli müşriklerin ve Müslümanların gözünde küçük düşürmeye kararlıdır. Ebu Cemal, şarap kadehini masanın üstüne bırakır ve ayağa kalkar: “ Ey Muhammed gelsene Sen de şarap içsene Gününü gün etsene Kızlarla eğlensene. “ Bunun üzerine Hz. Muhammed karşılık verir: “ Ben Muhammed gelemem Hayır, şarap içemem Günümü gün edemem Kızlarla eğlenemem. “ Ebu Cemal: “ Gel Muhammed, koş da gel Bol bol şarap içiver Gününü gün ediver Kızlarla eğleniver. “ Hz. Muhammed: “ Boş boş konuşmayalım Bel bel bakınmayalım Susalım düşünelim Allah’ı zikredelim. “ Ebu Cemal: “ Bu Allah nerededir? Bize faydası nedir? O’nun tayfası kimdir? Allah, nelere kadir? “ Hz. Muhammed: “ Cebrail ve Azrail Mikail ve İsrafil Cennette milyon melek Ondan emir beklerler” “ Allah şimdi buradadır Bizim yanımızdadır Şah damarımızdadır Belki ondan yakındır.” “ Allah ismi özeldir Görünüşü güzeldir Sesi pek çok güzeldir Varoluşu ezeldir. “ Hz. Muhammed, dörtlükleri birbiri peşi sıra inci gibi dizdikçe, karşılık vermekte zorlanan Ebu Cemal’e ani bir titreme geldi. Hz. Muhammed: “ Ebu Cemal sen kimsin? Neden duyulmaz sesin? Nedir benimle derdin? Postu ateşe serdin. “ “ Sayma bunu felaket Yok, üstüne saadet Kelime-i şahadet Getir ve Müslüman ol. “ Ebu Cemal, Hz. Muhammed’in söylediklerini tekrarlayıp, Kelime-i Şahadet getirince, titremesi durdu ve kalbi sükûn buldu. Tebriz’e döndüğünde, yakın dostlarına, arkadaşlarına olanları anlattı ve sonucu kayıp değil, kazanç saydı. Maddi yönden hiçbir kazancı olmamıştı, çünkü aldığı altınları Mekkeli müşriklere geri vermişti. Ebu Cemal’in kazancı manevi yöndendi. Ebu Cemal bir aya yakın bir süre Hz. Muhammed’in misafiri olmuş, O büyük insanı ve diğer Müslümanları yakından tanımak olanağını bulmuştu. Bu zaman süresince, Hz, Muhammed’in sohbetlerinde bulunmuş ve O’nun güzel sesine ve billur anlatımına hayran kalmıştı. Ara sıra, üçer beşer sohbetlere gelen Mekkeli müşriklerin edebe aykırı sorularına cevap verirken, kesinlikle kızmıyor, onları gönülden dinliyor, ölçülü biçimde cevap verirken bile, öğretmeyi amaçlıyordu. Hz, Muhammed’in söylediklerine kızıp sohbeti terk eden Mekkeli müşrik, birkaç gün sonra sohbete geldiğinde bakışı, duruşu, oturuşu değişmiş, bambaşka bir hal almış oluyordu. O Mekkeli müşrik, artık bir Müslüman adayıydı. Hz. Muhammed, onu tekrar sohbetinde görünce hal-hatır sorar, havadan sudan olaylardan bahseder ve konuyu maneviyata getirirdi. O Mekkelinin, Hz. Muhammed’in sevgisine, ilgisine kavuşup Müslüman olması an meselesiydi. SON [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Günün 3 rekat olan son namazı nedir?
Cevap yaz
Ana sayfa
Forumlar
İSLAMİ PAYLAŞIMLAR
Sahabe,Tabiin ve Evliyalar
İslam Büyükleri/Allah Dostları
Hz. Muhammed: Tebrizli Ebu Cemal
Üst
Alt