İtiraz edilen hususa cevaben akla uygun bir cevap İslam tarihinde kaydedilmediği için hiç ilgisi yokken Allah'ın insana verdiği en önemli nimet olan akıl nimetini değersizleştirmeye çalışarak "çamura batmış merkep" gibi ilgisiz ve çok yanlış bir örnek verdiniz. Bu cevabı vermek için bile aklınızı kullanmadınız mı acaba?
Belli ki kelam ilmin bayağı kuvvetli. Satır aralarına ustaca gizlenmiş bu ifadeyi görmedik zannetme.. Kötü söz
sahibinindir.
Dinin sadece akıl sahiplerine gönderildiğini unutmuş olamazsınız. Allah'ın ilmi ile insan aklını karşılaştırmak abes olup - hâşâ - asıl konu değildir ki zaten! Konu sadece tasavvuf denilen çeşit çeşit görüşlerin Peygamber zamanından çok sonra ortaya çıkması itirazının haklı olmasıdır. Bu haklılığı neden kabul etmek istemediniz? Sonradan çıkan ve dinin itikadi ve ameli hükümlerine eklenmeye çalışılan görüşler sıkıntılı değil midir? Mürşit-mürit-rabıta-toplu zikir gibi dinin aslında olmayan "sonradan eklemeler/katmalar" için bir diyeceğiniz olabilir mi acaba?
Tasavvuf 'u Din-i İslam 'ın dışında görmek, beş duyunun esiri, felsefi, materyalist bir yaklaşım. Madde aleminden öte yolu olmayan bu yaklaşım, Allah 'ı nereden bilecek.? Bildiğini zannettiği bir yaratıcı inancından öte geçmez.
Akıl hayvanda da mevcut. Bütün hayvanları belli bir ölçüde terbiye etmek, onları kendi amaçlarımızda kullanmak onlara verilmiş olan akıl sayesindedir. Amma fikir yok, irade yok, ilim yok.. Hayvanı insandan ayıran gönüldür. Gönüldür Hakkı, batıldan ayıran, iyi ve kötü ayrımını yapan. Gönüldür seven, aşkı hisseden, merhameti, şefkati, vicdanı ortaya koyan..
Akılmış..! Hangi akıl.?
Şeytan da akıllı, Allah 'ı en iyi bilenlerden. Hırsız akıllı, fahişesi akıllı, kumarbazı akıllı, alkoliği akıllı, hacısı akıllı, hocası akıllı, dinlisi akıllı, dinsizi akıllı, akıllı.. Akılsız tek bir mahlukat göster. Amma, gönüle gelince işler değişir. Gönül devreye girince, muhabbet, aşk, sevgi, vicdan, merhamet devreye girer. Niyazi Mısrî şöyle ifade eder;
Alemin
Halik'ı birdir
Niçin bazısı
kafirdir.?
Bu ne hikmet,
bu ne sırdır.?
Bilen gelsin bu meydane..!
Mezhepler de Peygamberimiz efendimizden sonra çıktı. Sana gör din dışı mı.? Hadislerin bir çoğu, peygamber efendimiz zamanında yazılmadı ve Peygamberden sonra çıktı.. Hepsinin de sıhhatinden emin misin.? Karma, katma, kime göre.? Şahsınıza.! Önem arzeden bir yanı var mı.? Hayır, asla..
Tasavvuf, Tarikat ilave etmez, yaşam tarzıdır, Din-i İslam 'ın yaşanıla bilirliğidir. Evliyaullah, Hz. Resulullah 'ın varisleridir, biat mercileridir, manevi terbiye ile vazifeli, Hz. Allah 'ın selahiyetli kullarıdır. Neden,
Yunus sûresi 62, 63, 64 ile alakalı değildin.? Sadece bu değil, Kuran 'da bahsi geçen Evliya ile neden alakasızsın.?
Çünkü Evliya 'ya karşısın, çünkü Tasavvuf ve Tarikat karşıtısın. Çünkü akıl ile her şeyi anlayıp, akıl ile her şeyi çözebileceğini zanneden, felsefi, materyalist bir düşünceye sahipsin. Bu alemde ne kadar cevap verilse de, hakikat-i alemde yapmaya çaılştığın bu tahribatın hesabı karşına çıkacaktır.
Her şeyi akıl ile ölçmeye kalkıştığımı da nereden çıkardınız? Lütfen konuyla alakasız bilgileri ekleyip konuyu uzatarak cevap verdiğinizi zannetmeyin. Gereksiz uzunluktaki yorumunuzun her cümlesine verecek cevabım var elbette (merak etmeyin yanlış bilinen bir saygısızca sözde vecize ile devam etmiyorum çünkü o sözde vecizeyi zaten peşinen ret ediyorum) fakat buna hem şimdilik gerek yok hem de zamanım yok.
Hangi vecize.? Cımbızla kopardığınız konu mu sizi meşgul eden.? Tarikat, Tasavvuf, Şeyh, mürid, rabıta..! Bunlardan mı rahatsızsınız.? Salikleri sizinle aynı fikirde değiller. Hepsinin de mutmain olduğunu ifade edebilirim.
Sizin içinizdeki rahatsızlıklar, sizi bu türlü konulara çekiyor. Neden.? Çünkü Allah 'ı bilmiyorsunuz..! Çünkü, mutmain değilsiniz. Çünkü, iç aleminizle çekişiyor, çelişiyorsunuz. Nedeni, hakikatın dışında başka mecralar sizi yeterince oyalıyor, meşgul ediyor. Bahane hazır, zaman yok, gerek yok..!
İnsana verilen görev tevhid ilkesini kabul etmek ve islam dininin vecibelerini yerine getirmektir ama bunun için mürşite intisap etmek gibi sonradan icat edilmiş iddia ve görüşleri sanki farzmış gibi kabul ettirmeye çalışmak vebaldir.
Tevidi biliyor musunuz ki Tevhidden bahsediyorsunuz. Allah bilinmeden Tevhid anlaşılır mı.? Hiç bir Tarikat Allah 'ın emir ve yasakları dışında ilave denilebilecek eklemeler yapmaz. Terbiye usülleri farklılık arzeder ve günlük yapmaları gereken virdleri vardır. Bu da ahiret için gerekli zikirlerdir.
Hamdeder, selavat okur, tövbe eder, kelime'i tevhid, lafza'i celal okur. Bunlar İslam 'a ilave değil, kişinin ahiret yurdu ve kurtuluşu için elzemdir. Beş vakit namazına beş daha ilave eder, teheccüd, vit'r, kuşluk, duha, evvabin namazlarını kılar. Var mı İslam dışı bir ibadet.?
Tam da yeri gelmişkeni zuhr-u ahir diye bilinen şeyi kabul etmezler.. Çünkü ibadet değil, namaz değil, farz değil, sünnet değil, vacip değil, müstehap değil..
"Nefsini bilen rabbini bilir" sözünün aslında hadis olmadığını, "kelâm-ı kibar" denilen ve aslında başka kişilerce söylenmiş bir söz olduğunu hiç duymadınızsa veya okumadınızsa lütfen araştırın. Çok yerde rastlanılan ve Arapça "Kenz-i mahfi" olarak bilinen sözün de benzer şekilde aslında Peygamber (S.A.V.) tarafından söylenmiş olmadığı ile ilgili görüşleri lütfen araştırın.
Tasavvufu araştırın, Tarikat 'ı araştırın, Evliya 'yı araştırın, Dergah, Derviş, Mürşid nedir, araştırın. Biz, bildiğimiz, gördüğümüz, anladığımız ve idrak ettiğimiz için bu noktadayız. Bakması, araştırması gerekenin siz olduğu kesin ve net..
Faydasız ilimden uzak durulması gerekir ilkesini doğru anlamak önemlidir. Başkalarının yazdığı cümlelerden onun amacı veya diğer amaçları hakkında tahminî olarak çıkarımda bulunarak eleştirmek yâni "zan" etmek doğru değildir ve kibir ihtimali de taşıyabilir. Lütfen bundan kaçının çünkü zannın bir kısmı bildiğiniz gibi günahtır.
Faydasız ilim, sahibinindir. Kişi neyin müşterisi ise, arar, bulur, alır.. Evliyaullah 'ın, çengelde kokmuş eti yoktur.
Kelleden beklenen, beyin..
Gaflet ile Hakk 'ı buldum diyenler,
Er yarın Hakk divanında belli olur.
Ahir tedarikin gördüm diyenler,
Er yarın Hakk divanında belli olur..
Unutmadan şunu ifade etmek isterim ki, muhatabınız ben gibi görünsem de, iş kabağın sahibine aittir. Dolayısı ile muhalefetinizin muhatabı da ben değilim. Ben almış olduğum manevi terbiyeden bir şeyler paylaşmaya çalışan dervişim.
Karşı duruşunuz doğrudan Evliyaullah 'a, doğrudan maneviyata uyarmak istedim..